İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Ahbap Derneği tarafından toplanan bağış ve yardımların kullanımına ilişkin yürütülen soruşturmanın yeni bir aşamasına geçtiğini duyurdu. Başsavcılığın yaptığı açıklamaya göre, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla toplanan bağışların belirlenen amaçlar doğrultusunda ve ilgili mevzuata uygun şekilde kullanılıp kullanılmadığının tespiti için alanında uzman kişilerden oluşan bir bilirkişi heyeti görevlendirildi.
Bilirkişi heyetinin görevi; bağışların toplanması, aktarılması ve harcanmasına ilişkin mali kayıtlar ile banka hesap hareketlerini, ilgili kişi ve şirketler arasındaki para transferlerini incelemektir. Ayrıca, soruşturma kapsamı çerçevesinde elde edilen tüm bilgi ve belgeleri değerlendirerek ayrıntılı bir rapor hazırlamaları bekleniyor.
Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen bu soruşturma, toplumda geniş yankı uyandırdı. Depremler sonrası birçok yardım faaliyetinin gerçekleştirildiği bir dönemde, yardım malzemelerinin ve bağışların doğru şekilde kullanılıp kullanılmadığına dair şeffaflık ihtiyacı ön plana çıktı. Bu bağlamda, sahtelik ya da usulsüzlük iddialarının önüne geçmek amacıyla başlatılan soruşturma, maddi kayıpların ve doğru yardım dağıtımının sağlanması adına kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Öte yandan, Oğuzhan Uğur'un, 14 Temmuz 2023'te sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımda, bağış toplama süreçleri ile ilgili bazı dersler çıkardığını ve dolayısıyla, devletin resmi kurumları dışında hareket etmenin önemini anladığını ifade etmesi dikkat çekti. Uğur'un bu açıklamaları, kamuoyunda gündem oldu ve birçok kişi tarafından desteklendi.
Bu gelişmeler, sürecin şeffaf bir şekilde ilerleyip ilerlemeyeceği ile ilgili tartışmalara yol açtı. Ahbap Derneği ve benzeri kuruluşların yürütücü birimlerinin, doğal afetler gibi olağanüstü durumlarda toplumsal dayanışmayı pekiştirmek için nasıl bir yaklaşım sergileceği merak konusu.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başlattığı soruşturma ve yerine getirilecek incelemeler, bu tür kurumların güvenilirliği konusunda kamuoyunun duyduğu endişeleri gidermekte önemli bir rol oynaması bekleniyor. Bağış sisteminin şeffaflığı ve hesap verebilirliği, toplumun kriz anlarında en çok ihtiyaç duyduğu unsurlardan biridir. Bu tür durumların gelecekte daha sağlıklı bir şekilde yönetilebilmesi için gerekli yasal ve kurumsal düzenlemelerin önemi de bir kez daha vurgulanmış oldu.
Sonuç olarak, Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturma ve bilirkişi heyetinin incelemeleri, bağış süreçlerinin düzgün bir şekilde işlememesi halinde toplumsal güvenin nasıl sarsılabileceğini göstermektedir. Bu doğrultuda yürütülecek olan çalışmalara dikkatle yaklaşılması, gelecekteki benzer durumlar için de büyük önem taşımaktadır.













