14.10.2026 23:02:19

Smyrna Antik Kenti'nde 5 Bin Yıllık Hazine Bulundu!

Smyrna Antik Kenti’nde yürütülen kazılar, 2 bin 700 yıl önceki planlı şehir yaşamını ve yaklaşık 5 bin yıllık gümüş takı hazinesini gün yüzüne çıkarıyor

Smyrna Antik Kenti'nde (Bayraklı Höyüğü) yürütülen kazı çalışmaları, 2 bin 700 yıl öncesine uzanan planlı şehir yaşamının ve yaklaşık 5 bin yıllık gümüş takı hazinesinin keşfine olanak sağlıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 2014 yılından bu yana desteklenen kazılar, antik kentin mimarisinden üretim kültürüne kadar geniş bir yelpazede geçmişini ortaya koymaktadır.

Arkeolojik kazılar, Smyrna'nın ilk yerleşim alanlarından biri olduğunu kanıtlamakta ve milattan önce 7. yüzyılda gelişen şehir planının önemli unsurlarını gün yüzüne çıkarmaktadır. Bu düzenli yerleşim, dik kesen sokaklar, farklı işlevlere ayrılmış yapısal alanlar, atık su kanalları ve harç kullanılmadan inşa edilen savunma duvarları gibi özellikleri ile dikkat çekmektedir. 2019 yılında kazılarda ortaya çıkan yaklaşık 406 gram ağırlığındaki gümüş takı hazinesi ise antik dönemdeki üretim ve ticaret hayatına ışık tutmaktadır.

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın izni ile Ege Üniversitesi tarafından yürütülen kazılar, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin desteğiyle Smyrna'nın kuruluşundan gelişmiş bir liman kentine dönüşmesine kadar olan tarihi süreci gözler önüne seriyor.

Planlı Kent Yaşamı

Bir kenti oluşturmak için yalnızca evler ve sokakların var olması yeterli değildir; bunların belirli bir düzende planlanması da gerekmektedir. Bayraklı Höyüğü'nde ortaya çıkarılan bulgular, antik Smyrna'da şehir yaşamının ihtiyaçlarını karşılayacak bir yerleşim düzeninin oluşturulduğunu kanıtlamaktadır. Birbirini dik kesen sokaklar, yapı adaları, kamu binaları ve üretim alanları, günümüz şehir planlamasını hatırlatan bir düzenin izlerini taşımaktadır.

Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aylin Ümit Erdem, antik Smyrna'daki şehir planının önemini vurgulayarak, “Bayraklı Höyüğü'ndeki mimari verilere baktığımızda, özellikle milattan önce 7. yüzyıldan itibaren gelişmiş bir şehir planının varlığını görüyoruz. Ana caddeleri dik kesen ara sokaklardan oluşan düzen, bugün ızgara planlı yerleşim modeli olarak tanımladığımız nitelikleri taşımaktadır,” şeklinde bilgi vermiştir.

Smyrna'daki bu düzen, antik dünyada planlı yerleşim anlayışının erken örnekleri arasında değerlendirilmektedir. Yüzyıllar sonrasında Hippodamos'un adıyla anılacak ızgara planlı kent modelinin ilk izlerini taşıyan bu yerleşim, antik insanların yalnızca barınma ihtiyacını değil, aynı zamanda ortak yaşamın gerekliklerini de dikkate aldığını göstermektedir.

Athena Caddesi'nin Tarihi

Antik kentin önemli ulaşım akslarından biri olan Athena Caddesi, adını önünden geçtiği Athena Tapınağı'ndan almaktadır. Doğudaki anıtsal giriş kapısına bağlanan cadde, milattan önce 7. yüzyıldan 4. yüzyılın sonlarına kadar aynı doğrultuda kullanılmıştır. Erdem, caddenin kent içindeki önemini anlatırken, “Athena Caddesi, şehrin ana merkez caddesi olarak kabul ediliyor ve milattan önce 7. yüzyıldan başlayarak 4. yüzyılın sonuna kadar kullanıldığını biliyoruz,” demiştir.

Antik Smyrna’nın önemli yapılarından biri olan Athena Tapınağı, kentin mimari gelişimini temsil eden buluntular arasındadır. Milattan önce 7. yüzyıldan itibaren kullanılan tapınak, 6x10 sütunlu planı ile Batı Anadolu'nun erken taş tapınak örnekleri arasında yer almaktadır.

Harçsız Surlarda Mühendislik Hesabı

Smyrna’nın savunma duvarları, antik dönemin inşaat tekniklerine dair önemli bilgileri gün yüzüne çıkarmaktadır. Kazılarda, farklı dönemlere tarihlenen üç savunma duvarı evresi tespit edilmiştir. En erken evre milattan önce 9. yüzyıla tarihlenirken, diğer evreler sırasıyla 8. ve 7. yüzyıllara aittir. Bu katmanlar, kentin tarihi boyunca geçirilen yıkımlar, onarımlar ve yeniden inşa süreçlerini ortaya koymaktadır.

Erdem, savunma duvarlarının yapım tekniği hakkında, “Savunma duvarlarına baktığımızda taş bloklar arasında harç veya beton gibi bir sistem bulunmadığını görüyoruz. Duvar, taşların birbirine kilitlenmesiyle oluşturulmaktadır,” şeklinde bilgi vermiştir. Ayrıca, doğu savunma hattında ortaya çıkan anıtsal giriş kapısı, özgün yapısıyla dikkat çekmektedir.

Antik Kentin Yer Altındaki Altyapısı

Smyrna'daki planlı kent yaşamının izleri sadece sokaklarda ve yapılarda değil, aynı zamanda altyapı sisteminde de gözlemlenmektedir. Kazılarda ortaya çıkan atık su kanalları ile anıtsal giriş kapısındaki rampanın altındaki büyük su kanalı, yerleşimin su yönetimi açısından önem taşımaktadır. Meles Çayı'nın alüvyonları ile dolan bölgede bazı terasların su baskınlarını önlemek amacıyla inşa edildiği düşünülmektedir.

Meteorolojinin Sesi R.