CHP İstanbul İl Başkanlığı'ndan Gülser Tekin, disiplin sürecine tepki gösterdi
CHP İstanbul İl Başkanı Gülser Tekin, Dev Emekli-Sen Adana Şubesi Başkanı'nın CHP Adana İl Başkanı'nı ziyaret etmesi sonrasında disiplin sürecine alınmasına sert bir şekilde karşı çıktı. Tekin, sendikaların siyasi partilerin iç mücadelelerinin disiplin organı olmadığını vurgulayarak, bu durumun kabul edilemeyeceğini belirtti.
Tekin, bir sendika yöneticisinin siyasi bir parti il başkanını ziyaret etmesinin ne suç ne de disiplin gerekçesi olamayacağını ifade etti. Bu tür tasarrufların, insanların görüşlerini sınıflandırmak suretiyle demokratik sendikacılık anlayışıyla bağdaşmadığını da sözlerine ekledi. Tekin'in bu açıklamaları, disiplin sürecine maruz kalan sendika yöneticileri ve destekçilerinin moralini artırmış durumda.
Sendikalar siyasi partilerin iç mücadelelerinin disiplin organı değildir!
— Gülser Tekin (@gurseltekin34) August 11, 2026
Dev Emekli-Sen'in Adana Şubesi Başkanının, çok değerli Adana İl Başkanımızı ziyaret etmesinin ardından 'butlanç' yaftası üzerine disiplin sürecine konu edilmesi kabul edilemez.
Bir sendika0 pic.twitter.com/sadUvtXrYI
CHP'li Tekin, kimsenin CHP'nin il başkanlarını itibarsızlaştırma veya dokunulmazlık muamelesi yapma hakkına sahip olmadığını da ifade etti. Bu tür uygulamaların demokrasi ve çoğulculuğa aykırı olduğunu savunarak, "Sendikacılık yasak koymak değil, özgürlükleri savunmaktır. Demokrasi ya herkes içindir ya da demokrasi değildir. Haddinizi bilin! Bu yanlıştan derhal dönün!" şeklinde sert bir uyarıda bulundu.
Bu açıklamalar, Türkiye'deki sendikal hareketler ve politik mücadeleler arasında önemli bir tartışma konusu yaratmış durumda. Tekin'in eleştirileri, sadece disiplin sürecine dair değil, aynı zamanda sendikaların özgürlük mücadelesinin ne anlama geldiğine dair de geniş bir perspektif sunmakta. Tekin, bu durumun demokratik sendikacılık anlayışını zedelediği kanaatinde.
Bu gelişmelerin yanı sıra, CHP’nin politika belirleyicileri ve sendika temsilcileri arasındaki ilişkiler, bu tür tartışmaların çözülmesinde önemli rol oynamakta. Sendikaların kendi iç mekanizmaları ve liderlerinin siyasi partilerle olan ilişkilerinin nasıl devam edeceği, önümüzdeki günlerde sıkça tartışılacak konular arasında yer almakta.
Sonuç olarak, Gülser Tekin’in yaptığı bu açıklamalar, hem CHP'nin iç dinamikleri hem de Türkiye'deki sendikaların siyasi durumu hakkında önemli bir tartışmayı alevlendirmiştir. Tekin, sendikal hareketlerin bağımsızlığını savunarak, demokrasi ve çoğulculuk anlayışının korunması gerektiğini öne sürmektedir.













