Dışişleri Bakanlığı, 26 Şubat 1992 tarihinde Azerbaycan'ın Karabağ bölgesindeki Hocalı şehrinde gerçekleşen katliamın yıl dönümünde bir açıklama yayımladı. Bu olayda hayatını kaybeden 613 Azerbaycan vatandaşı için rahmet dileyen Bakanlık, Azerbaycan halkına da taziyelerini iletti.
Yazılı açıklamada, Hocalı'da masum sivillere yönelik gerçekleştirilen katliamın lanetlendiği ifade edildi. Olayların, “vicdanlarda utanç verici kara bir leke” olmaya devam ettiği vurgulanırken, yaşananların sadece o zamana değil, günümüze kadar süren derin izler bıraktığı belirtildi. Açıklamada, katliamda hayatını kaybedenlerin yanı sıra, yaralanan, esir alınan ve kaybolan kişiler için de acıların yüreklerde hep taşındığı ifade edildi.
Bakanlık, Hocalı Katliamı'nın yıl dönümünde, bu insanlık trajedisini anmayı ve unutulmaması gerektiğini bir kez daha hatırlatmayı amaçladığını belirtti. Söz konusu katliam, sadece Azerbaycan için değil, tüm insanlık için büyük bir utanç kaynağı olarak nitelendirildi. Açıklamada, Hocalı'da gerçekleşen olayların, bölgedeki barış ve istikrar için gerekli olan hoşgörünün sağlanamadığının da bir göstergesi olduğu aktarıldı.
Bakanlığın mesajında, Hocalı Katliamı'nda yaşamını yitirenler için Allah'tan rahmet dilendiği ve bu acının her zaman anılacağına dair bir taahhüt verildi. Ayrıca, Azerbaycan halkına yönelik taziyeler yine vurgulandı ve bu tür olayların bir daha yaşanmaması adına uluslararası toplumun gerekli adımları atması gerektiği ifade edildi. Hocalı Katliamı'nın yalnızca bir tarihsel olay değil, insanlık tarihinin kara lekelerinden biri olarak tanımlandığı ifade edildi.
Bu tür katliamlar, özellikle uluslararası savaş hukuku ve insan hakları bağlamında ciddi sorunları gündeme getiriyor. Olayların üzerinden yıllar geçmesine rağmen, acılarının hâlâ tazelendiği, Hocalı'nın hafızalarda yer ettiğini ve toplum üzerinde kalıcı etkiler bıraktığını gözler önüne seriyor. Dışişleri Bakanlığı, bu durumu dikkate alarak, bir anma etkinliği düzenlemeyi ve geniş kitlelere ulaşmayı hedefliyor.
Sonuç olarak, Hocalı Katliamı'nın yıl dönümünde yapılan bu açıklama, sadece olayın hatırlanması ve kurbanlar için saygı duruşunda bulunulması açısından değil; aynı zamanda barış ve insan hakları konusunda bilinç oluşturma çabası olarak da büyük bir anlam taşıyor. Bakanlık, bu tür olayların bir daha yaşanmaması için gerekli adımların atılması gerektiğini bir kez daha ifade etmiş oldu.













