İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yaptığı konuşmada, Katılım Evim ile Atış Yapı arasında gerçekleştirilen ve Kamuoyu Aydınlatma Platformu (KAP) tarafından "900 milyon dolarlık hasılat ortaya çıkacak" şeklinde bildirilen anlaşmayı gündeme taşıdı. Türkoğlu, bu projeye ilişkin Bursa'daki mağduriyet iddialarına dikkat çekti.
Konuşmasında, "Sahipsiz Bursa'nın skandalları bitmeyecek mi?" diyerek, söz konusu projeyle ilgili yaşanan mağduriyetlerin araştırılması gerektiğini vurguladı. Milletvekili, Atış Yapı'nın binlerce mağduru bulunduğunu belirterek, dolandırıldıklarını öne süren bu insanların yaşadıkları zorluklara dikkat çekti. "Bir bardak soğuk su mu içecek bu insanlar? Yok mu bu insanların elinden tutacak devlet erbabından bir vicdanlı kişi?" şeklindeki sözleriyle, mağdurların desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
Türkoğlu, TBMM kürsüsünden hükümete ve ilgili kurumlara çağrıda bulunarak, mağduriyet iddialarının araştırılması ve kamuoyunun aydınlatılması için gerekli adımların atılmasını talep etti. Bursa'da yaşanan bu tür durumların, kamuoyunun dikkatine sunulması ve şeffaf bir şekilde ele alınması gerektiğini savundu. Türkoğlu'nun konuşması, katılımcılar tarafından dikkatle dinlendi ve birçok basın organında yer buldu.
Bu bağlamda, Türkoğlu'nun gündeme getirdiği anlaşma ve sonrasındaki mağduriyet iddiaları, Türkiye'de inşaat sektöründeki sorunları bir kez daha gözler önüne serdi. Mağdurların seslerinin duyulması ve mağduriyetlerinin giderilmesi için ne gibi adımlar atılacağı, kamuoyunun ve yetkililerin gündeminde önemli bir yer tuttu. Yapılan anlaşma ile ilgili detayların şeffaf bir şekilde paylaşılması ve mağduriyetlerin hızlı bir şekilde çözülmesi, kamuoyu nezdinde önemli bir beklenti haline geldi.
Sonuç olarak, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Türkoğlu'nun TBMM'de yaptığı konuşma, Bursa'daki mağduriyetler ve inşaat sektöründeki dolandırıcılık iddialarının tespit edilmesi, araştırılması ve çözülmesi için kamuoyuna yönelik önemli bir çağrı olarak öne çıktı. Bu konudaki tepkiler ve taleplerin, ilerleyen günlerde nasıl şekilleneceği ise merakla bekleniyor.













