AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç, Demokrasi ve Müslümanlar (DEM) Partisi tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) sunulan "Medya Dili" konulu araştırma önergesi hakkında bir konuşma yaptı. Kılıç, söz konusu önergenin gerekçelerinin dayanaksız olduğunu belirterek, önergenin içeriği doğrultusunda dile getirilen iddiaların gerçekle bağdaşmadığını ifade etti.
Kılıç, önergenin gerekçesinde, "medya dili üzerinden savaş algısı üretildiği" ve "güvenlik politikalarının kutuplaşmayı derinleştirdiği" gibi ifadelerin yer aldığını ve bu iddiaların doğru olmadığını vurguladı. Türkiye'nin terörle mücadele konusundaki tutumunun, vatandaşların can ve mal güvenliğini korumaya yönelik bir devlet görevi olduğunu belirtti. Kılıç, terörle mücadelenin ideolojik bir ajanda değil, her vatandaşın güvenliğinin teminatı olması gerektiğini kaydetti.
Konuşmasında, terörle mücadelenin demokrasi ve kalkınmanın ön şartı olduğuna dikkat çeken Kılıç, Türkiye'nin IŞİD, PKK ve FETÖ gibi terör örgütleriyle kararlılıkla mücadele ettiğini dile getirdi. Hiçbir demokratik ülkede silahlı örgütlerin eylemlerinin ifade özgürlüğü ya da haber dili kapsamına dahil edilerek meşrulaştırılamayacağını söyleyen Kılıç, terör örgütlerinin sivilleri hedef alan propaganda faaliyetlerini "savaş medyacılığı" olarak nitelendirdi.
Ayrıca, sosyal medya üzerinden milli değerlere yönelik saldırılar ve nefret dili ile etkin bir şekilde mücadele edilmesi gerektiğini vurgulayan Kılıç, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin vatandaşların kimlikleriyle bir sorununun bulunmadığını, devletin temel hedefinin şiddet ve terörü ortadan kaldırmak olduğunu ifade etti. Medyanın bu süreçte kamuoyunu doğru ve tarafsız biçimde bilgilendirme sorumluluğuna da değinen Kılıç, gazetecilerin bu etik ilkelere sadık kalmalarının önemine dikkat çekti.
Son olarak, Kılıç, Meclis araştırması önergesinin gerekçelerinin dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, AK Parti Grubu olarak bu önergeye katılmadıklarını açıkladı. Bu açıklamalarıyla birlikte Kılıç, Türkiye'nin güvenlik politikalarını ve medyanın rolleri üzerine önemli noktaları gündeme taşıyarak, demokrasinin ve ifade özgürlüğünün nasıl korunması gerektiği konusunda görüşlerini net bir şekilde ortaya koydu.













