30.01.2026 10:48:12

"Gastronomi, Ege'nin Güçlü Markası Olmalı"

Ege Gastronomi Turizmi Derneği Başkanı Sezer Altan, gastronominin yalnızca yemek değil; kültür, ekonomi ve şehirlerin dünyaya açılan en güçlü markalaşma aracı olduğunu söyledi

Ege Gastronomi Turizmi Derneği Başkanı Sezer Altan, gastronominin sadece yemekle sınırlı olmadığını, aynı zamanda kültür, ekonomi ve şehirlerin dünya çapında en güçlü markalaşma aracı olduğunu belirtti. Altan, gastronominin toplumlar ve şehirler için stratejik bir değer taşıdığını ifade ederek, mutfağın artık turizmin merkezinde yer aldığını vurguladı. "Gastronomi bir toplumun kendini ifade etme biçimidir. Bir ülkenin gelişmişlik düzeyi sofralarına bakarak anlaşılabilir" dedi.

Son yıllarda seyahat anlayışının değiştiğine dikkat çeken Altan, günümüzde turistlerin deniz-kum-güneş tatil anlayışının ötesine geçerek, hikâyesi olan sofralar için yola çıktığını ifade etti. Bu bağlamda, gastronominin turizmin öncelikli unsuru haline geldiğini kaydetti. Gastronomi turizminin sezonluk bir aktivite olmadığını vurgulayan Altan, "Gastronomi, 12 ay boyunca sürdürülebilir bir turizm modeli sunuyor. Ege Bölgesi, zeytinyağı, deniz ürünleri, otlar ve yerel mutfağı ile büyük bir avantaja sahip. Önemli olan bu zenginliği doğru hikayeyle markalaştırmak" şeklinde konuştu.

Gastronominin tarım ve yerel üreticiye doğrudan katkı sağladığını belirten Altan, yerel ürünlerin restoranlarda kullanılmasının ekonomik olduğu kadar kültürel bir değer de yarattığını ifade etti. Ayrıca, coğrafi işaretli ürünlerin kültürel mirası koruduğunu ve tüketiciye güven sunduğunu dile getirdi. Ülkemizde 1,781 coğrafi işaretli ürün bulunmasına rağmen, Avrupa Birliği tescilli ürün sayısının artırılması gerektiğini vurguladı.

Ege'nin gastronomi, kültür, tarih ve doğa ile bütüncül bir destinasyon olarak tanıtılması gerektiğini belirten Dernek Başkanı Sezer Altan, kamu kurumları ve sektör paydaşlarıyla iş birliğine hazır olduklarını açıkladı. Michelin yıldızlarının, sevgi ve tutkuyla yapılan işlerin doğal bir sonucu olduğunu ifade eden Altan, "Hedefimiz Ege'yi sadece mutfağıyla değil, kültürü ve doğasıyla birlikte dünyaya tanıtmak. Her yemeğin bir hikâyesi var ve biz bu hikâyelerle Ege'yi güçlü bir gastronomi markası haline getirmek istiyoruz" dedi.

Ege'nin zengin gastronomik altyapısı, yerel tatların ve ürünlerin korunması, gastronomi turizminin sürdürülebilirliği ve görünürlüğü açısından büyük bir potansiyele sahip. Bu sayede, hem yerel ekonomi desteklenmiş olacak hem de Ege'nin dünya çapında bilinirliliği artacaktır. Altan’ın açıklamaları, Ege'nin sadece bir tat değil, aynı zamanda bir kültür ve tarih destinasyonu olarak da tanıtılması gerektiğini ön plana çıkarıyor.

Sonuç olarak, Ege Bölgesi'nin gastronomi alanında bir marka haline gelmesi, hem yerel üreticilere hem de bölge ekonomisine önemli katkılar sağlayabilir. Bu çaba, gastronominin sadece bir yiyecek olmaktan öte, köklü bir kültürel miras ve ifade biçimi olduğunu da ortaya koymaktadır.

Meteorolojinin Sesi R.