Filistin'de yaşanan çatışmaların ardından sağlanan ateşkes süreci sonrasında, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, üniversitede eğitim gören Filistinli öğrencilerle bir araya geldi. Toplantı, üniversitenin 100. Yıl Salonunda gerçekleştirildi ve akademik kadronun da katılım göstermesiyle önemli bir dayanışma anı oluşturdu.
Rektör Ünüvar, buluşma sırasında öğrencilerle bire bir sohbet ederek onların duygu ve düşüncelerini dinledi. Filistin'deki ateşkesin, yalnızca bir çatışmanın sona ermesi anlamına gelmediğini, aynı zamanda insanlığın vicdanının hâlâ canlı olduğunun bir göstergesi olduğunu vurguladı. Ünüvar, “Filistin'de yaşanan acıların ardından gelen ateşkes, hepimiz için bir nefes, bir umut vesilesi oldu. Bu umut, sadece bir coğrafyada silahların susması anlamına gelmiyor; aynı zamanda insanlığın vicdanının hâlâ var olduğunu, adalet ve barışın bir gün mutlaka galip geleceğini hatırlatıyor.” dedi.
Prof. Dr. Ünüvar, Ankara Üniversitesi olarak her zaman barışın, özgürlüğün ve insanlık değerlerinin yanında durduklarını belirtti. Kendisi, eğitimin sadece bilgi üretme süreci değil, aynı zamanda insanlık onurunu korumanın, dayanışmayı güçlendirmenin ve daha adil bir dünya inşa etmenin en güçlü yolu olduğunu vurguladı. Ayrıca, üniversitede öğrenim gören 72 Filistinli öğrencinin, üniversite ailesinin önemli bir parçası olduğunu ifade ederek, bu öğrencilerin akademik ve kişisel gelişimleri için her türlü desteklerin devam edeceğini dile getirdi.
Filistinli öğrenciler ise Ankara Üniversitesi'nin kendilerine verdiği destekten duydukları memnuniyeti dile getirerek, bu sürecin kendilerini yalnız hissettirmediğini ve Türkiye'nin insani yaklaşımının büyük bir moral kaynağı olduğunu belirttiler. Öğrenciler, kendilerine sağlanan akademik ve sosyal desteklerle birlikte, Türkiye’de eğitim alma imkânlarının kendileri için çok değerli olduğunu ifade ettiler.
Buluşma, Filistinli öğrencilerin duygusal ve akademik deneyimlerini paylaşmaları için bir platform oluşturdu. Rektör Ünüvar ve öğrenciler arasında kurulan bu iletişim, aynı zamanda üniversitenin insana verdiği önemin bir göstergesi oldu. Öğrencilerin ifade ettikleri, Ankara Üniversitesi'nin uluslararası dayanışma ve insan hakları konusundaki tutumunu pekiştirdi ve birlikte yaşamanın önemini ortaya koydu.
Sonuç olarak, bu tür etkinlikler, hem Filistinli öğrencilerin hem de Ankara Üniversitesi camiasının dayanışma ve destek duygularını güçlendirirken, barış ve insani değerlere olan inancı da tazeledi. Eğitim kurumlarının, böyle anlarda sosyal duyarlılık göstererek, öğrencilerine ve topluma ne kadar önemli katkı sağladığı bir kez daha görülmüş oldu.













