Ýzmir Büyükşehir Belediyesi, “Farkında Olalım Birlikte Olalım” sloganıyla 1. Uluslararası Otizm Sempozyumu'na ev sahipliği yapıyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Kırmızı Bayrak uygulamasını nöroçeşitliliği de kapsayacak şekilde ve uluslararası standartlarda genişleteceklerini duyurdu.
İZMİR (İGFA) - Otizm alanında bilimsel bilgi paylaşımını güçlendirmek, kapsayıcı hizmet modellerini desteklemek ve farklı disiplinleri ortak bir zeminde buluşturmak amacıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü tarafından 1. Uluslararası Otizm Sempozyumu başlatıldı.
Tarihi Havagazı Fabrikası'nda 12-13 Mayıs tarihlerinde düzenlenen sempozyumda, otizm alanındaki güncel yaklaşımlar, kapsayıcı uygulamalar ve iyi örnekler uzman isimler tarafından ele alınıyor. “Farkında Olalım Birlikte Olalım” sloganıyla başlatılan bu sempozyum, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay'ın katılımıyla gerçekleştirildi.
Başkan Tugay, önümüzdeki süreçte üç önemli adımı hızla hayata geçireceklerini vurguladı. Kırmızı Bayrak uygulamasını genişleteceklerini ifade eden Tugay, “Arkadaşlarımızla mekânlarda fiziksel erişilebilirlikte önemli bir mesafe aldık. Şimdi bunu, duyusal ihtiyaçları yani nöroçeşitliliği de kapsayacak biçimde ve uluslararası standartlarda genişletiyoruz. Konuşma ve dil gelişimi zorluğu yaşayan bireylerimizin hayata katılımı için Alternatif ve Destekleyici İletişim Sistemi’ni (ADİS) yerel ölçekte erişilebilir kılacak bilimsel çalışmalara hemen başlayacağız. Ebeveyn Merkezimizi güçlendiriyoruz. Ailelerimizin üzerindeki yükü bilimsel yöntemlerle hafifletmek için ebeveyn eğitim programlarını tüm İzmir’e yaygınlaştıracağız” dedi.
“ORTAK AKIL ZEMİNİ”
Sempozyumla birlikte çok önemli bir başlangıç yapıldığını vurgulayan Başkan Tugay, “Otizmli çocuklarımızın, kardeşlerimizin dünyayla kurduğu ilişkiyi anlamak, onlara daha iyi hizmet edebilmek için el birliği ve güç birliği yapma amacıdayız. Biz burayı bir ortak akıl zemini olarak düşündük. Ailelerin yıllardır karşılaştığı zorlukların görünür olduğu, uzmanlığın yalnızca kitaplardan değil hayatın içinden de üretildiği bir zeminde konuşmak istiyoruz. Sempozyumun temasını uğur böceği olarak belirledik. Uğur böceğinin üzerinde farklı renkler, farklı noktalar var. Bu, her bireyin özgünlüğünü ve sahip olduğu muazzam nöroçeşitliliği temsil ediyor. Farklılıkları düzeltilecek, değiştirilecek bir şey gibi görmek, insanlığın yaptığı çok önemli yanlışlardan biri. Anlamak ve uygun yaşam için uygun koşulları oluşturmak, dolayısıyla hayatı biraz daha adil bir zeminde kurmaktan bahsediyoruz” ifadelerini kullandı.
“HER BİRNİ GÖRÜYOR, DUYUYORUZ”
Dünya genelinde her 36 çocuktan birinin otizm tanısı aldığını belirten Başkan Tugay, 2000’li yılların başında bu oranın her 150 çocukta bir olduğunu söyledi. İzmir’de her yıl yaklaşık 40 bin çocuğun dünyaya geldiğini ve her 10 çocuktan birinin yaşamının bir döneminde gelişimsel desteğe ihtiyaç duyacağını kaydeden Tugay, “Bu tablo, ailelerimizin omuzlarına ekonomik, duygusal ve sosyal açıdan çok ağır bir sorumluluk yüklüyor. Biz yerel yönetim olarak ‘neler yapabiliriz’ in ötesine geçip ‘neleri hemen başlatmalıyız’ sorusuna yanıt arıyoruz. Bugün aramızda aileler var. Tamamen çocuğunun ihtiyaçlarına göre hayatını kuran insanlar var. Gelecek kaygısıyla yaşayanlar var ve tabii kendini yalnız hissedenler var. Her birinizi duyduğumuzu, gördüğümüzü ve sizinle birlikte bu yolu yürümeye karar verdiğimizi bilmenizi isteriz” diye konuştu.
Bir çocuğun hayata tutunma mücadelesini yalnızca ailesinin omzuna bırakan hiçbir sistemin adil olamayacağını belirten Başkan Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugüne kadar mevcut düzen, sistem, ailelerimizi hep ‘ihtiyaç sahibi’ olarak konumlandırdı. Ancak biz bu anlayışı değiştiriyoruz. Aileler artık hizmetlerimizin nesnesi değil bizzat öznesi olacak. Sizin bilginiz ve deneyiminiz, politikalarımızın ayrılmaz bir parçası olacak. Bu yüzden sempozyumun her iki gününü de ‘Günün Hasadı’ oturumlarıyla kapatacağız. Bu oturumlarda sizi dinleyeceğiz. İhtiyaçlarınızı, taleplerinizi dinleyeceğiz. Öğrendiklerimizi hizmetlerimize doğrudan yansıtacağız. Önümüzdeki iki gün boyunca burada çok önemli başlıklar ele alınacak. Erken tanı konuşulacak, ergoterapi konuşulacak, kapsayıcı eğitim konuşulacak, aile odaklı modeller konuşulacak ama aslında hep aynı sorunun cevabını arayacağız; bizler nasıl bir şehirde ve dünyada yaşamak istiyoruz? Bizim hedefimiz, yani İzmir’in hedefi, kimsenin görünmez olmadığı bir şehir olmaktır. Kimsenin geride kalmadığı bir şehir olmaktır. Her bireyin kendi varlığıyla kabul gördüğü bir şehir olmaktır.”
Konuştukların ardından alanında uzman isimlerin konuşmacı olarak yer aldığı toplantılar yapıldı. Sempozyum, bugün de önemli isimlerin farklı başlıklarda konuşacağı oturumlarla sürecek.













