Gediz Nehri'nden kaynaklanan sanayi kirliliği, İzmir Körfezi'ni kirletmeye devam ederken, İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik tepkiler artmaktadır. Temiz Toplum Temiz Gelecek Platformu'nun üyeleri ve İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, bu konuda önemli açıklamalarda bulundular.
İzmir'deki kirlilik nedeniyle bazı toplulukların tepkileri yükselmeye devam ediyor. Temiz Toplum Temiz Gelecek Platformu Başkanı Yunus Karakaya, temiz bir gelecek bırakmak için çocuklara ve gençlere odaklanmanın önemini vurguladı. Ayrıca, Türkiye'nin hangi alanlarda “temizlenmeye” ihtiyaç duyduğunu sorguladı.
İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, Türkiye’deki sistemin ve İzmir'deki yerel yönetim anlayışının önemli sorunlar barındırdığını ifade ederek, 25 yıldır yönetimde olan bir kurumun artık mazeret üretmek yerine sonuç vermesi gerektiğini savundu. Doğan, Türkiye'de birçok alanda ciddi bir yozlaşma yaşandığını ve temiz kalan alanların sayısının azalmasının, özellikle adalet sistemine olan güvenin sarsılmasıyla birlikte tehlikeli bir tablo oluşturduğunu açıkladı.
Yerel yönetimler hakkındaki eleştirilerini sert bir dille dile getiren Doğan, İzmir’in hem çevresel hem de yönetimsel anlamda kötü durumda olduğunu belirtti. Özellikle körfezdeki kirliliğin yıllardır ihmal edilen bir sorun olduğuna dikkat çekti. Körfezdeki çevre sorunlarının yalnızca birkaç yıllık değil; 20-25 yıllık birikimlerin sonucu olduğunu dile getiren Doğan, Gediz Nehri’nden gelen sanayi kaynaklı kirliliğin de büyük bir paya sahip olduğunu vurguladı. Ayrıca, merkezi hükümetin bu konudaki sorumluluğuna dikkat çekerek, İzmit Körfezi’nde uygulanan temizleme modelinin İzmir’de de hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
İzmir’in ülke ekonomisine büyük katkı sağladığını ancak hak ettiği kamu yatırımlarını alamadığını savunan Doğan, muhalefet belediyelerinin ekonomik baskı altında olduğunu kabul etmekle birlikte, bunun başarısızlık için bir gerekçe olamayacağını belirtti. İzmir’in uzun yıllardır aynı siyasi anlayış tarafından yönetildiğini hatırlatan Doğan, bu durumun farkında olarak göreve geldiklerini, dolayısıyla “enkaz devraldık” söyleminin artık geçerli olmadığını vurguladı. Güçlü bir vizyon, büyük projeler ve geleceğe dair net bir plan göremediklerini ifade etti.
Doğan, kentte siyasi kutuplaşmanın devam ettiğine ve merkezi iktidar ile yerel yönetimler arasındaki polemiklerin İzmir'e somut fayda sağlamadığını belirterek, çözüm odaklı bir yönetim anlayışına ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi. Ayrıca, İYİ Parti’nin kadrolarında liyakat ve ehliyet esaslı bir yapı bulunduğunu ifade ederek, ülke ve şehir geleceği için kaygı duyan nitelikli insanların siyasete kazandırılması gerektiğini vurguladı.
Sonuç olarak, İzmir'deki çevre kirliliği ve yerel yönetimlerin performansı konusundaki tartışmalar, toplumun bilinçlenmesi ve sorunların çözümü için önemli bir zemin oluşturuyor. Hem yerel yönetimlerin hem de merkezi hükümetin bu sorunlara karşı etkin çözümler üretmesi gerekmektedir.













